|

YAZILMAMIŞ HİKâYELER
KÜLLİYATI
Her kitapçı dükkanı korkutur beni..
Raflara dizilmiş binlerce kitabı gece-gündüz okumaya kalksanız yetmez
ömrünüz..
Gerçek hayatın ne kadar "kısa", lakin hayata dair yazılmış olanların ne
kadar "uzun" olduğunu fark edersiniz birden..
Yazılmış olanların!..
Ya yazılmamış olanlar!
****
Şehrin sokaklarından gece vakti geçerken,yarı kapalı pencerelerden sızan
ışıklarda hiç bakar mısınız evlere göz ucuyla?
Neler yaşanır, neler yaşanmaz ya da?
Okuyabilir misiniz yazılmamış hikâyelerini bir bakışta?
Sokakta, çarşılarda ve tenhalarda; bir an için "göz-göze" geldiğiniz,
yanınızdan yel gibi esip geçen hayat hikâyelerini bilir misiniz?
Hadi onlar hayli yabancıdır hayatınıza..
Ya her gün yanı başınızda, omuz başınızda duran insan hikâyelerinin
kapağını açıp bakabilir misiniz?
Baktınız mı bir an bile?
Bildiğiniz ve gördüğünüz; renkli, resimli, gravürlü, grafikli,
süslü-süssüz, türlü-türlü kapaklardır..
Bir kitapçı dükkanındaki gibi, her gün yanı başınızda serili duran onlarca
kitabın kapaklarına göz ucuyla bakarak geçip gider birbirine teğet dokunan
hayatlar..
Hatta, kitap bile değildirler onlar..
Kitap bile olmayacaklardır yazılmadıkça...
Size gösterilen, ya da sizin görebildiğiniz kapakların altında beyaz
sayfalar olacaktır hep.. Henüz yazılmamış.. Ve henüz okunmamış..
Hiç yazılmayacak belki de.. Ve hiç okunmayacak.. Bilinmeyecek kimselerce..
****
Yanı başınızda duran hiçbir hayattan emin olmayın "asıl ve yazılmamış"
kitabını okumadıkça..
Evet.. Herkesin bir hikâyesi vardır, herkesin.. Kimileri açık, kimileri
örtülü.. Bir yazılmış, bir yazılmamış.
Ve şu "dâr-ı dünya", aslında yazılmamış hikâyeler külliyatıdır..
Bildiğinizde şaşırtan, bildiğinizde hayretlere düşüren sizi, bildiğinizde
acıtan içinizi.. Hikâyeleri tümüyle yazılmış olanlar "açık poker" gibi
kâğıtlarını açık oynayanlardır. Onlar kazanmasalar da asla kaybetmezler..
Yazılmamış hikâyelerin kahramanlarınınsa ne geçmişte, ne şimdi, ne şu anda
ve ne de hatta yanı başınızdayken bile yaşadıklarını bilemezsiniz...
Sırlarıyla ve acılarıyla yanı başınızda sürüp gider sıradanlığın
gölgesindeki "sıra dışı" yaşamlar..
Filmler, romanlar, manşetler ve haber bültenleri zerrece dokunmaz
kapaklarına...
Kitapçı dükkanlarına sığmaz berikiler..
Paylaştığımız hayat aslında, yazılmamış hikâyeler külliyatıdır...
ALİ KIRCA |