Kendimi ne zaman
işe yaramaz ve aciz hissetsem, aynı hisleri
hissettiğim
bir anda,
eski bir dostun
uzun zaman önce söyledikleri gelir aklıma...
Yüzümü kocaman bir
gülümseme sarar..
Bana:
kendini her aciz
ve işe yaramaz hissetiğinde
parmağının ucuna
bak...
Demişti...
O sıra o kadar
üzgün ve duygularımın içinde o denli kaybolmuştum ki,
kendi sesimi bile
tanıyamaz bir halde, çok kısık bir ses tonu ile.
neden?? Demiştim...
çünkü o parmak
izlerinden bu yeryüzünde başka hiç kimse de yok...
Demiş ve eklemişti.
sen özelsin!!!
İNANMAZSAN PARMAKLARININ UCUNA BAK!!!
Birden sanki dirilmiştim...
evet ben ÖZELDİM...
HERKES ASLINDA
ÖZELDİR. AMA BENİ O GÜNDEN SONRA DİĞERLERİNDEN AYIRAN
TEK AYIRT EDİCİ
ÖZELLİĞİM -KENDİMİN ÖZEL OLDUĞUNUN
FARKINDA OLMAMDI...
Hala karamsarlğa
düştüğümde, bazen umutsuzluklarla boğuştuğumda o
dostumu hatırlar
ve parmağımın ucuna, yüzümde büyük bir gülümseme
ile bakar ve kendi
kendime:
SEN ÖZELSİN! BUNLARIN
HEPSİNİ ATLATIRSIN!!! derim...
Yine aynı dostum
bir karar aşamasında olduğum bir gün bana şöyle
demişti..
-Önce ne istediğini
iyi belirle... Ve eklemişti..
-Sonra O istediğine
ulaşmak için ne gerekiyorsa yap!!!
Sonrada elini tam
üç kez gözlerimin önünde çırpmış ve bana.
-ne oldu şimdi?
diye sormuştu...
bende anlamsız
bakışlar ile cevap vermiştim.
-ne oldu???
-Üç saniye hayatından
uçtu gitti ve hiç birşey o üç saniyeyi geri
getiremez... demişti...
Ve eklemişti
-Hayatı istediklerine
ulaşmak için harca,bir gün arkana dönüp
baktığında uçup
giden o saniyelerin bomboş bir ömür haline geldiğini
görmek istemiyorsan
tabii!!!
Farkındasınız değil
mi? Hayatlarımız saniye, dakika, saat dilimlerine
bölünmüş, akıp
gidiyor.
Ve biz akan bir
saniyeyi bile geri dönüp tekrar yaşayamıyoruz...
Onları
geri getiremiyoruz.
Aynaya baktığımız
da hergün yeni bir beyaz saç telini ve yüzümüzde
acımasızca akıp
giden dakikaların izini, birer kırışıklık olarak
aynada
seyrediyoruz.
Peki biz hayattan
ne bekliyoruz? beklentilerimiz için varımız yoğumuz
ile savaşıyor muyuz,
zaman denen acımasız düşmanla?
Oysa parmaklarınızın
ucuna bakın bir kez... Sonrada parmaklarınızı üç
kez şıklatın..
Orada gördüğünüz
parmak izleri sizden başka kimsede yok... ve
parmaklarınızın
ucundan çıkan o ses hayatınızın bomboş geçmis üç
saniyesi oldu,
geçti gitti işte...
Siz özelsiniz, siz
yeryüzünde teksiniz...
O zaman hayattan
beklediklerimizde bize layik olmalı,özel olmalı,
ulaşılması için
savaşa değer olmalı... Zaman denen canavar galip
gelmeden,biz hayattan
beklentilerimize ulaşmalıyız ki,Geçip
giden zamana rağmen,geriye
dönüp baktığımız da kucak dolusu
mutluluk ve beklentilere
ulaşmanın hazzı ile zaman zaman yüzümüzde
kocaman bir gülümse
ile nanik yapabilelim...
Ellerinizi üç kez
çırpın, hayattan üç saniyeniz silinip gitti işte...
Bugün özel bir
insan olan kendiniz için ne yaptınız?
Beklentileriz için
bir uğraş, savaş verdiniz mi?
Yoksa zamanın sizi
yenmesine seyirci mi kaldınız?
Mesela özel eski
bir dostu aradınız mı bugün?
Tüm bu kısa ama
çok anlamlı hayat derslerini veren dostumu kaç
zamandir aramadığımı
düşündüm tüm bunları yazarken...
Yerimden kalktım,
internetten çıktım ve telefon ile o dostumu aradım
Çok mutlu oldu...
ne zamandir sesini duymamıştım hangi dağda kurt
öldu?
Dedi..
Ben de Özel birini
aramak istedim aklıma sen geldin dedim ve sonra
ekledim:
Ve ellerimi üç
kez çırptım geçen zamanı geri getiremediğimi görünce
belki de seni arayacak
başka bir üç saniyem olmayacak şu anda
aramazsam diyip
yazdığım yazıyı yarıda bırakıp seni aradım dedim...
Çok mutlu oldu...
Bir dostun mutluluğu ile bende mutlu oldum...
Dostumla telefon
konuşmamı bitirip klavyenin önüne oturduğumda
yüzümde
kocaman bir gülümseme
vardı.
Özel birini arayıp,dakikaları
geri getiremeyeceğim bir hayat içinde
istediğim bir şeyi
yapmanın huzuru ile yani mutlu bir yürekle tekrar
yazmaya başladım...
Ve zaman denen
sinsi düşman a bir nanik yaptım.acımasızca akıp
gidiyorsun,ama
ben seni hissediyorum ve istediğim hiç birşeyi
ertelemiyorum ve
istediklerimi elde etmek için hayatla savaşıyorum
der gibi mutlu
idim...
Siz hala ne duruyorsunuz?
Koşun telefona, bir dostu arayın. Birine
e-mail
atın... Onu sevdiğinizi
hissettirin..
Onun mutluluğu
ile mutlu olun...
Ellerinizi üç kez
çırpın ve düşünün hayatınızdan üç saniye boş bir
sayfa girdi koptu
gitti işte.
Oysa siz özelsiniz
ve size layık bir hayatı hak ediyorsunuz...
Size layık mutlulukları
hak ettiğiniz gibi...
Bana inanmazsanız!!!! parmaklarınızın ucuna bakın...
Özen Kıraç