ANNEME İTHAFEN
Herkes unutsa da o unutmaz seni: Ölsen de, kalsan da, gitsen
de, kaybolsan da.
Kimse kalmasa da seni seven, süreklidir onun sevgisi:
Kırsan da, incitsen de.
Herkes sildiğinde bile, kalın ve büyük harflerle yazılıdır ismin onun
kalbinde.
Herkes gittiğinde bile, yanındadır, ya bedeni, ya ruhu ile.
Herkes düşmanın olduğunda da savunur seni, herkes dalkavuğun kesildiğinde de
vurur yüzüne hatalarını.
Unutsan da unutmaz, gitsen de kalır seninle.
Silsen de ismini, ismin onun gözünde yazılıdır.
Düşman olsan bile, dosttur sana.
Yabancılaştığında herkes ve her şey sana, o en yakınındır.
Çaresiz kaldığında, çarendir, sırf varlığı ile.
Elin boşta kaldığında elini tutandır, gözlerin
yaşardığında ağlayacağın bir omuzdur o.
Cisimleşmiş rahmet, somutlaşmış şefkattir.
Babasının kızıyken ne olursa olsun, senin annenken budur.
Annesi olmadığı
biri için kim olursa olsun, ne kadar kötü, ne kadar unutkan, ne kadar vefasız,
ne kadar nankör olursa olsun, senin annen olarak budur.
Budur, hayatı kolaylaştıran, hayata alıştıran, hayatı sevdiren.
Budur, ayaklarının üstünde 'day day' durduran, ilk adımı attıran, ilk
kelimeyi söyleten.
Evi ev yapan, memleketi memleket.
Yanındayken, kıymeti bilinmeyenler listesindedir.
İsmini
oradan çıkarmak için,
önce senin evden çıkman gerek.
Önce 'day day' duramayıp düşmen, yaralanman
gerek.
Önce kaybolman, ağlayarak kucağına varman gerek.
Sonra düşünmen, hissetmen gerek.
O rahmeti, şefkati; o, anneleştiğinde melekleşen insanı tanıman gerek.
Maddeleşmişsen mânâya, anlamsızlaşmışsan anlama, hayvanlaşmışsan insana,
yokluğa yakınlaşmışsan varlığa yanaşman gerek.
Hissettikten ve anladıktan sonra söylemen gerek:
Seni seviyorum anneciğim.